MAKALE ÜZERİNE…

 

Okulumuzda makale bülteninin kurulacağını oraya öğretmen, öğrenci, velilerin ve sitemizle iletişime girmek isteyenlerin karşılıklı olarak bilgi, fikir ve duygularını bir platformda ortaya koyup bilgi paylaşımını makaleler ile sağlayacaklarını duyduğumda heyecanla çok sevindim. Bu sevinç makale yazmanın, bir duygu ve düşüncenin veya bir bilginin yazıya dökülmesinin ne kadar zor olduğunu hatırladığımda, her şeyden önemlisi okul öğretmeni olarak makale bültenine bizlerinde katkı bulunması gibi manevi bir zorunluluk hissettiğimde sevinç biraz kendini korkuya bıraktı.

 

            Elimizde bir kâğıt kalemle veya bir bilgisayar başında bir konu bulup, o konuyu özenle hazırlanmış bir yemek menüsü gibi her ayrıntısının dikkatlice düşünüldüğü, okuyucunun sıkılmadan sonuna kadar keyifli bir şekilde okuduğu ve sonrasında da pişman olmadığı bir makaleyi düşündükçe bu zamana kadar dergi, gazete ve internetteki binlerce yazıyı nasıl özensizce göz ardı edip, pek çoğunu göz ucuyla bakarak emeklere haksızlık yaptığımı anladım. Bu ifadelerin yanında şu gerçeklerin altını çizmeden geçemeyeceğim.

 

            Bilimsel buluşların haber konusu dahi olmadığı, bulunan bir ilaç ile milyonlarca hasta insanın ölümden kurtulacağı, genetik araştırmalar sonucu özürlü insanlar için yapay organlar yapılarak tedavilerinin mümkün olacağı veya artık, insanlar doğmadan tüm fiziksel ve karakteristik özelliklerinin önceden programlanabileceği gibi makalelerin haberlerin bile dikkate alınmadığı okuyucular üzerinde güçlü bir etki bırakmadığı bir dönemde bizim naçizane fikirlerimizin okunulurluğunu ve takip edilebilirliğini siz okuyucular ve zaman gösterecek.

 

            Uygarlık tarihinde insanın bugünkü medeniyet ve gelişim düzeyine gelmesinde iki önemli devrimsel dönemecin insanın konuşması diğeri de yazıyı bulmasıdır. Konuşma küçük bir alanda etkileşim ile gelişme sağlarken, yazım küçük bir bölgede, bugün olduğu gibi çok geniş bir alanda ve en önemlisi nesilden nesillere bilgi paylaşımıyla etkileşim ile gelişme sağlamasıdır. Her birimiz için konuşarak iletişim ne kadar gerekli bir ihtiyaç ise yazılı bir materyali okumak ve onunla iletişime geçmekte o ölçüde ihtiyaçtır. Geçmişe oranla bugün iletişimin bu denli yüksek olduğu bir dönemde göreceli olarak toplumda okuma oranının düşük olmasının sebebi iletişimdeki çeşitliliktendir. Günümüzde insanın önünde çok fazla seçenek olduğundan, seçim sırasında gerek bilgi paylaşımında gerekse eğlencede ortaya konulan üründe multiduyusal özellik olmasının istenmesidir. Bu yüzden toplumda ya da son dönemde genç nesillerde yazılı hayata ilgisizliğin bir nedeni de bu olsa gerek.

 

            Bir fikrin yazıya dökülmesi annenin doğum sırasında çektiği acı ve sonrasında ki rahatlama olsa da, o yazının binlerce kişi tarafından okunması ise belki o kişinin kendi içindeki fikirlerin dışarıya çıkarılmasında, doğmasında en büyük yardımcı olacaktır. Hem kendi içinizdeki doğumu yapmak için hem de o makaleyi okuyanların kendi doğumlarına yardımcı olmak için bu bültene sahip çıkıp duygu düşünce ve bilgilerinizi paylaşmanızı, paylaşmamızı dileyerek katkı sağlayanlara Teşekkür ederim.

 

                                                                                                AYDIN KİLİNÇ

                                                                                                Elektrik Bölümü