EĞİTİMDE HEDEF

 

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir,

Sen kendini bilmezsen

Ya nice okumaktır.

 

Bir milletin geleceği hakkında yorum yapanlar, o milletin içindeki gençlerin nasıl yetiştirildiklerine baksalar yorumlarında yüzde yüz isabet ederler.

 

            Eğitimde başarılı olmanın en önemli unsurlarından birisi, hedefin tam anlamıyla ortaya konmasına bağlıdır.Hedefin şekillenmesinde söz sahibi olanlar,bu hedeflerin içlerini yeterli değerlerle doldurdukları , bireyin değil de toplumun huzur ve refahını öne çıkardıkları, “Ben”i değil de “Biz”i hakim kıldıkları taktirde gerçek hedefe ulaşmış olurlar.

 

            Bilgi,doğru insanlar elinde devletler kurar,yanlış insanlar elinde devletler yıkar.Hedefi ortaya konmamış bir bilginin toplumları felakete sürükleyeceği muhakkaktır.

 

 Çeşitli şekillerde dejenere edilmiş, “Kültür”tarifi yaptıracak kadar dahi somut örneklerle destekleyebileceğimiz, ortak bir kültürden yoksun bırakılmışken, neslimizin önüne hangi ortak kültürle nasıl bir hedef koyabiliriz. Muğlâk ifadelerle çevrelenmiş, içi boşaltılmış hedeflerle nereye varılabilir. Avrupalı olmakla Avrupalılaşmak arasında kültür fukaralığına itildiğimizin farkına bile varamayız.

 

 Bu toplumun her bireyi istisnalar hariç bizlerin rahle-i tedrisinden geçiyorlarsa bilginin hangi hedefler doğrultusunda nesillerimize aktarılacağı birinci dereceden bizlerin görevidir.

 

Internet ve televizyon kültürüne mahkûm edilen çocuklarımıza neler verdiğimizi değil de neler veremediğimizi düşünmeliyiz, sevmeyi sevdirip düşmanlığa düşman edemediğimiz her birey bu milletin felaketine bir dinamit daha yerleştirecek talihsizler olarak karşımıza çıkacaklardır

            Slogandan ibaret olan, manasını kaybetmiş sevgilerin nedenlerini anlatmayan,

Vatan sevmeyi, ana baba sevmeyi, bayrak sevmeyi öğretmeyen öğretmenin, fizik, kimya matematik öğretmesinin bilgisayar belleğine bilgi yüklemekten ne farkı kalır? Bilgiyi ne için kullanacağını bilmeyen nesillerin kendi çıkarları dışında kime ne faydası olur?

            Bir nesli yok etmenin en kolay yolu ortak ülkülerini yok etmekten geçer. Ortak ülkülerimizin içini tarihimizle geleneklerimizle, değerlerimizle doldurmak ve gençlerimize aşılamak zorundayız. Yarının kaybedilmiş nesillerinin sorumluluğunu almamak için; vicdanlarımıza hesap veremeyecek eserler üretmemek için; arkamızda vatansız, milletsiz nesiller bırakıp da bu milleti felakete sürüklememek için; geleceğe güvenle ve gönül rahatlığıyla bakabilmek için; çocuklarımıza bizleri bir arada tutan “BİR”lerimizi sevgi lisanıyla anlatmalıyız.

            Öğretmenler Yeni nesil bizlerin eseri olacaktır.

 

 

                                                                                               ZEKİ BALCI